15 Ağustos 2020 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > Ömer Yıldız > 28 Haziran Bir Ulus için Çok Ehemmiyetli ve Bu Ehemmiyet Bizi Yakından İlgilendiriyor
Ömer Yıldız

28 Haziran Bir Ulus için Çok Ehemmiyetli ve Bu Ehemmiyet Bizi Yakından İlgilendiriyor

01.07.2020 14:23 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ömer Yıldız

 

28 Haziran Bir Ulus için Çok ehemmiyetli ve bu ehemmiyet bizi yakından ilgilendiriyor


28 Haziran Türk siyasi tarihi açısından merci altına alınmış bir gün değil. Genel itibari ile 28 Haziran’da gerçekleşmiş ve dünyayı ilgilendiren olaylara vakıfız. Lakin bize hem tarihi hem de coğrafi olarak uzak olmayan bir ülkede 28 Haziran çok ehemmiyetli bir gün üstelik bizi de yakından ilgilendiriyor.  Özellik ile 28 Haziran gününün bu ülke ve toplum için önemini kavraya bilir isek, gelecekte bu ülkenin atacağı adımları ön görme şansına erişebiliriz.


Miladi takvim yani Papa XIII. Gregorye'nin icat ettiği takvime göre 28 Haziran günü Sırbistan devleti ve Ortodoks Sırp milleti için çok önemli bir tarihtir. Öyle ki yüzyıllardır Sırp ulusu 28 Haziran gününü kadim bir Ortodoks dini günü olarak kutlar. Sırbistan’ın resmi tatil günleri arasında da yerini almıştır. Peki, 28 Haziran gününü bu kadar önemli kılan nedir? Sorunun cevabı aslında tahmin edilesi cinsten. Yine Miladi takvime göre 28 Haziran 1389’da Osmanlı devleti Murat Hüdavendigar padişahlığında Kosova Mazgirt vadisinde Sırp, Arnavut, Bulgar ve hatta Bosna soylularından oluşan bir haçlı birliği ile karşı karşıya gelmiştir. Kosova meydan muharebesi Osmanlı devleti için kötü başlamıştır. Çünkü I. Murat öncelikle Anadolu ayaklanmalarını bastırmış sonrasında yukarıda Bulgar Krallığı ile mücadele etmiş ve neticede de  Savaş meydanına geç kalması hasebi ile stratejik konumu karşı tarafa kaptırmıştır. Savaş devam ederken ayrıca oluşan toz bulutu Sultan’ı sabaha kadar çadırında duaya sevk etmiş ve neticede meşhur duasında I.Murat Şahadeti arzuladığını yeter ki galip gelmelerini temenni etmiştir. Kosova Savaşı’nın detaylarına sizler ayrıca bakarsınız ancak şunları söylemeliyim ki bu savaş Osmanlı Devleti’nin mutlak galibiyeti ile sonuçlanmıştır. Sonraları kahraman ilan edilecek olan Milos Oblic ismindeki  Sırp soylu  padişah savaş meydanını gezerken ölü taklidi yaparak, Padişah oradan geçtiği sırada ayağa kalkmış ve Murat Hüdavendigar’ı hançeri ile şehit etmiştir.  Öyle ki, tarih I. Murat’ı Şehitlerin Padişah’ı  diye yazacaktır. Kosova savaşı Osmanlı Devleti’nin varlığını cihan devleti olarak sürdürmesinin tapusu idi. Tamam yahut devam manasına geliyordu. Edirne’yi fetih eden Sultan I. Murat, Batı ve doğu arasında bir blok oluşturmayı başarmış ve sürekli olarak batının ve doğunun saldırısı altındaydı. Kosova savaşı bu saldırıları ya bitirecekti ya da Osmanlı belki de Anadolu’ya geri dönecekti.


Nitekim savaş kazanıldı ve Osmanlı devleti Balkanlar üzerinde hâkimiyetini tescilledi. Bu zafer aslında İstanbul’un fethinin de kapısını araladı. Sırplar savaşı kaybetmelerine rağmen, savaş neticesinde Sırp neslini koruduklarına ve Ortodoksluğu yok olmaktan kurtardıklarına inandılar. 28 Haziran gününü Sırpların doğum günü olarak addettiler. Sırplar adeta savaşı kaybetmemiş ve belli ölçüde Osmanlı hâkimiyetine girmemiş gibi davrandılar. Aslında bu anlayış Osmanlı Devleti’nin son döneminde milliyetçi akınların başlaması ile filizlendi ve birinci cihan harbine sıçradı orada da kalmayıp Yugoslavya’ya sirayet etti ve bitmedi günümüzde hala bu anlayış hakim. Anlayış, Padişahı öldürdük ve Ortodoksluğu kurtararak Sırp ulusunun Kosova’da doğmasını sağladık idi. Bugün Kosova’ya gittiğinizde başkent Priştina’ya yaklaştığınızda yolun sağında kocaman bir kule görürsünüz işte bu kule MilosOblic’in anısına dikilmiştir. Kulenin tepesine kadar çıkabilirsiniz ve en tepesinde Kosova meydan muharebesinin krokisi ile karşılaşırsınız. Aslında bu kule Sırplara göre Milos’unPadişah’ı şehit ettiği ve dahi kendisinin infaz edildiği yer. Ayrıca Sultan Murat Hüdavendigar’ın şehit olduktan sonra iç organlarının gömüldüğü ve sonraları türbe olarak ziyaretçi kabul eden ve aynı parselde bulunan ikinci Abdülhamit’in de selamlık yaptırdığı yere çok yakın. Sırplar her yıl 28 haziran günü o kulenin etrafında toplanırlar ve  MilosOblic’i ve Sırp kral Lazar’ı anarlar ve dahi Osmanlı’yı Türkleri yererler.


Şimdi sizi 1. Cihan harbi öncesine Gavrilo Princip’in Avusturya-Macaristan veliahttı Ferdinand ve eşi Sofia’ya yaptığı suikasta götürmek arzusundayım. Olay Avusturya- Macaristan’ın Bosna Hersek’i ilhakı ile başlar aslında. Bölge halkı bu devleti kabul etmez Boşnaklar kadar Sırplar da Avusturya-Macaristan hakimiyetini kabul etmez. Öyle ki mallarını limana yaklaştırmazlar ve çeşitli boykot yolu izlerler. O dönemde Genç Sırp örgütü aktifleşmeye başlar. Bu örgüt hem fikir hem silahlı mücadele verir. Veliahttın Saraybosna’ya geleceğini duyan örgüt sonradan öğreneceğimiz üzere Rusya’nın da destekleri ile suikast planı yapar. Nitekim Ferdinand gelir devlet binasını Vijecnica’da ziyaret eder ve dönüş yolunda ilk suikast girişimi olan bombalı saldırıda yaralananları hastanede ziyaret etmek ister ancak hastane yolu Ferdinand için son yolculuk olur ve suikast Latin köprüsünün yakınlarında gerçekleşir Veliaht ve karısı oracıkta bir Sırp genç tarafından öldürülür. Ve bu olayın peşinden yaşanacak birkaç siyasi kriz ile Avusturya Macaristan imparatorluğu Sırbistan’a savaş ilan eder. Olaylar Rusya’nın müdahil olması ve gemilere bayrak çekerek Osmanlı’nın girmesi ile 23 milyonun hayatını kaybedeceği birinci dünya savaşına dönüşür. Peki suikastın yapıldığı tarih nedir biliyor musunuz?


 Tarih 28 haziran 1914’tür ..


Yugoslavya içerisinde Slobodan Milosevic isminde bir siyasetçi 1989’da ortaya çıkar ve ayrılıkçı konuşmaları ile gündeme oturur. Milosevic bir Sırp savaş suçlusudur ve Yugoslavya’nın dağılmasından Bosna’daki katliama kadar dahli vardır hatta bir numaradır. Milosevic Sırpları hareketlendireceği ayrılık ateşinin kıvılcımlarını ilk defa tarihte hiçbir zaman Sırp nüfusunun çoğunluk olmadığı Kosova’dan yakmaya çalışır. Sebebi ise daha evvel ifade ettiğimiz gibidir. Sırplar Kosova’dan doğduğuna inanırlar. Çok çarpıcıdır ki Milosevic Lazar’ın anıtının olduğu Gazi Mestan meydanı'nda yaklaşık bir milyon Sırp’la miting yapar. Orada 'Artık kimse Sırpları ezemeyecek' der. Meydan Kosova savaşının yapıldığı meydandır ve tarih 28 Haziran 1989’dur. Aynı yıl Milosevic ve ekibi ‘Boj na Kosovu’ isminde bir belgesel-film çektirmişlerdir ve bu filmin Türkçe karşılığı ‘Kosova Meydan muharebesi’. Bu film ile Sırpları, ayrılık mücadelesinde desteğe davet ederler.


Hepimizin bildiği Srebrenica katliamı vardır. Sırplar 8372 Boşnak erkeği sistematik olarak katletmiştir. Bu katliamın komutanı Radko Mladic ismindeki savaş suçlusudur. Katliamdan sonra kameraların önüne geçer ve der ki ‘ Biz artık Türklerden intikamımızı aldık’ .  Kastettiği Türkler Müslüman Boşnaklar ve kastettiği intikam Kosova meydan muharebesidir.


28 Haziran günü Sırp ulusu için oldukça ehemmiyetli olduğunu ve bu ehemmiyetin Türk milletini ve Müslüman dünyayı ne kadar yakından ilgilendirdiğini ifade etmeye çalıştım. Sırplar savaşı kaybetmelerine rağmen kendilerine bir mit bulmuş durumdalar. Bosna Hersek Cumhur başkanlığı konsey Sırp üyesi Dodik bir demecinde şunu kaydetti;


‘Her devletin bir mite, kahramanlık hikâyesine ihtiyacı vardır ve Srebrenica’da Boşnakların Mit’idir ‘ Şimdi baktığınız zaman Srebrenica uluslararası hukuka göre sistematik katliamın işlendiği bir yer ama Dodik’in ifadesi Kosova meydan muharebesi için tabiri caiz ise cuk oturuyor. Öyle ki bugün Kosova Sırbistan’a bile bağlı değil ve yüzde 95’i Arnavutlardan oluşuyor. Yani doğduklarına inandıkları topraklar onlara ait değil. 28 Haziran işte böyle bir gün. Balkan ulus devletleri elbette ulus devleti olabilmek için Osmanlı devletinden ayrılmışlardır ve bu ayrılıkların başını çeken liderleri ve olayları olmuştur. İşte bu gün bu liderler ulusal halk kahramanları, bu olaylar milli olaylar olarak bu devletlerin ajandasına ve dahi milletlerin gönlüne girmiştir.


Ömer Yıldız

Sosyolog

omerryildiz60@gmail.com

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.