20 Eylül 2017 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > Zambak.ba Editör > AB, Balkanlar'daki Nüfuzunu Yitiriyor
Zambak.ba Editör

AB, Balkanlar'daki Nüfuzunu Yitiriyor

15.03.2017 19:29:33 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Zambak.ba Editör

Balkanlar'da son dönemde gerginliğin tırmanışı, Avrupa Birliği'nin bölgedeki nüfuzunun azalmasıyla birlikte dengelerin değişmeye başlamasından kaynaklanıyor.


Başta Almanya ve Avusturya olmak üzere AB ülkelerinin Balkanlar'daki müessiriyetinin mühim ölçüde azalması, Alman basınında düzenli aralıklarla Türkiye'nin Balkanlar'da artan nüfuzundan endişeyle bahseden haberler üzerinden de müşahede ediliyor. Avrupa basınının AB'ye üyelik sürecinde olan bir ülkeyi, kendisine alternatif addederek Türkiye ile yakın ilişkiler tesis eden Balkan memleketlerinin AB'ye üyelik vetiresine bağlılıklarını sorgulaması, AB'nin gözünde Türkiye'nin rol ve mahiyetinin ne olduğunu gözler önüne serer nitelikte.


Avro bölgesindeki ekonomik darboğaz ve Türkiye ve Rusya'nın artan nüfuzuyla birlikte AB'nin cazibesini yitirmeye başlaması, Sırbistan ve Kosova arasında yaşanan gerginlikte AB'nin etkisiz kalışı ile gözler önüne serildi. Bugün Sırbistan parlamentosunda "konuşmaya çalışan" AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Mogherini'nin gördüğü skandal muamele, bölge ülkelerinin AB'ye bakışındaki radikal değişikliğin en açık emaresi olarak kayıtlara geçti. Sırbistan parlamentosuna "Sırpça" hitap eden Mogherini'nin konuşması boyunca milliyetçi parlamenterler masalarına vurup, Rusya yanlısı ve AB karşıtı sloganlar attı. Sırbistan televizyonları, sloganlardan ötürü duyulamayan konuşmayı, arka plandaki sesleri kısıp "Sırpçadan Sırpçaya çevirerek" aktarmak zorunda kaldı. 



Durum Alman basınının "Türkiye'nin Balkanlar'daki ana üssü" olarak tanımladığı Bosna Hersek'te de farklı değil. Sırbistan'la birleşme rüyaları gören Bosnalı Sırpların çıkardıkları her krize "AB'ye entegrasyon ve reformlara odaklanın" reçetesi yazan Avrupalı liderlerinin içler acısı açıklamaları, artık liderler tarafından dikkate alınmıyor. Bosna Hersek'te uluslararası toplumun en güçlü temsilcisi olan ve siyasi liderleri vazifeden azledebilecek kadar geniş yetkilerle donatılmış AB Yüksek Temsilcisi'nin krizlere karşı etkisizliği, ayrılıkçı çıkışlarıyla mevcut her türlü kırmızı çizgiyi ihlal eden Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik'e yaptırımların Brüksel değil Washington'dan gelmesinden sonra ortaya konulmuş oldu.  


Meydana gelen her hadisede dengelerin Avrupa'nın aleyhinde değiştiği gözlenirken, yine her vakıada Türkiye'nin artan nüfuzunun tesirlerini de gözlemlemek mümkün.


Bölgede en son kriz, Bosna Hersek'in Lahey'deki uluslararası mahkemede Sırbistan aleyhindeki davayı revize etme kararı ile ortaya çıktı.  1995'te Avrupa'nın kalbinde gerçekleşen katliamı izlemekle yetinen Avrupalılar, Bosnalı Müslümanların hak arayışına da destek vermeyerek Boşnak liderlere Sırbistan'la ilişkileri bozmamak adına dava kararından vazgeçme çağrısı yaptılar. AB Yüksek Temsilciliği Bünyesindeki Uluslararası Barışı Uygulama Konseyi'ndeki (PIC) batılı büyükelçiler de Boşnak siyasetçilere Bosnalı Sırpların desteklemeyeceği "tek taraflı adımlardan kaçınma" çağrısı yaptı. Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçiliği'nin Türkiye'nin asil duruşunu yansıtır şekilde tek başına bu kararı reddetmesi, takdire şayan bir tutum olarak kayıtlara geçti. 


Nihayetinde, Boşnak politikacılar Sırbistan aleyhindeki soykırım davasını açma kararı aldı. Peki Sırp basını bu karardan ötürü kimi suçladı dersiniz? Sırp Informer gazetesi 23 Şubat tarihli, "Erdoğan, ABD'nin desteğiyle Balkanlar'da savaş çıkaracak" başlıklı haberinde, Boşnak Lider Bakir İzetbegoviç'in Sırbistan aleyhindeki soykırım davası hususunda adım atarken Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yönlendirildiğini yazdı. 



Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.