26 Mayıs 2017 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Samir Vildiç > Bosna Hersek'in Geleceği Üzerine
Samir Vildiç

Bosna Hersek'in Geleceği Üzerine

30.10.2014 22:36:22 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Samir Vildiç

Samir Vildiç


Tarihiyle övündüğümüz ve methettiğimiz Bosna Hersek'in geleceği üzerine durmaktan çekinir herkes. Çekinmesinin sebebi şüphesiz yakın tarihte yaşanan tatsız ve özellikle Müslümanların ağır bedeliyle ödediği olaylardır. 1900larda Avusturya Macaristan'la başlayan baskılar en son 1992 savaşıyla son bulmuştur. Bütün bunların sonrasında Allah'ın bir lütfü olarak Bosna Hersek Devleti kurulmuş. Bu devletin hâlihazırda hasta olduğu doğru, ama ayakta. Bir boks maçında nakavt sonrası yere yığılanla ayakta kalan bir olur mu hiç?


Peki neden hasta? Bunun basit bir açıklaması vardır: Doğu ile Batı arasında kalmış olması sebebiyle Bosna Hersek Batı'nın ilerlediği kadar ilerler, Doğu'nun da gerilediği kadar geriler. Ve maalesef Doğu yada İslam Dünyası, bugün ?az bir ülke dışında - yere yığılmış durumda. Bizimki gene iyi.


Asıl derdimiz Bosna değil. Derdimiz Bosna'nın da parçası olduğu İslam Dünyasının kalkınmasıdır. Küçücük parçalara ayrıldığımız için bu kalkınma topyekûn değil, ülke ülke - bölge bölge şeklinde yaşanmak zorunda. Sonunda sağlıklı ve kalkınmış parçaları birleştirmek ise zor olmayacaktır.


İslami düzen kurulana kadar her bir fert olarak bize düşen hayatlarımızı ait olduğumuz parçalara atfetmek. Türkiyeli Türkiye'nin, Bosnalı Bosna'nın, Irak'lı Irak'ın, İranlı İran'ın kalkınmasına bakmalı öncelikle. Bu, Batı milliyetçiliği değil, içine düşürüldüğümüz çukurdan çıkma stratejisinin tek yoludur. Bütün bunları yaparken birbirimizi unutmamamız ve milliyetçiliğe düşerek başka yerlerde kaybolmamamız için dikkat etmemiz gereken önemli iki husus var:


1.       Bilinçli nesil: Dinini bilmeyen, daha doğru bir ifade ile, dinini yaşamayan insan, eğitimi seviyesince ülkesine (İslam ülkesi) zararlıdır. Eğitimi yüksek ve Batı'nın parametreleriyle kaliteli insanların çektirdiklerini yaşamıyor muyuz bugün?  Dolayısıyla öncelikle dinini yaşayan bilinçli nesil yetiştirmeli. Yetiştirirken de İslam'ın kuralları çerçevesinde kaliteleştirmeli.


2.       Devletin bütünlüğü: Bilinçli nesil kadar sağlıklı devletler de önemli. Devletin sağlıklı olabilmesi ise bütünlüğünün korunması ile alakalıdır. Bilinçli nesil yaşadığı toprakları daha fazla parçalanmaktan ve küçültmekten korumayı bilir. Koruduğu şeyin bir toprak parçasından ziyade pek yakın tarihte İslam birliğine konulacak bir taş olduğu bilinciyle ve idrakiyle bunu gerçekleştirir. Merkeziyetçi, otoriteli ve hür bir totalitarizme dayanmış devletin (tarihteki örneğimiz Osmanlı Devleti) geleceğinden şüphe edilir mi ki hiç?         


İmanlı ve bilinçli nesli yetiştirdikten sonra Allah'ın vaadi olur: 'Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir?"


Kısa özet: İslam'ı yaşadığımız kadar ilerler, İslam'dan yüz çevirdiğimiz kadar da gerileriz.

Etiketler : bosna hersek
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.