23 Kasım 2017 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > Ayhan Demir > Derin Millet
Ayhan Demir

Derin Millet

05.04.2017 11:09:49 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ayhan Demir

Ayhan Demir - Yeni Akit

ayhan_demir@hotmail.com


Sadece insanların değil, milletlerin de kaderi vardır. İnsanlar gibi milletler de kaderlerinden kaçamaz, alın yazgısından kurtulamazlar.


Milletimizin kaderi, yaşadığımız coğrafyadır. İstanbul, Saraybosna, Kudüs, Üsküp, Bağdat, Prizren, Şam, İşkodra, Musul, Yanya ve Kerkük milletimizin alın yazgısıdır.  


Batılılar ve işbirlikçileri, milletimizin kaderini elinden almak, alın yazgısını silmek için çabalıyorlar.


Bu sadece bugüne has değildir. Dün de böyle idi. Yarın da böyle olacaktır.


Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı'na girip planları bozunca ve savaşın uzamasına sebep olunca, dönemin İngiltere Savaş Bakanı, tam olarak şunu söylüyordu: "Türkiye'yi mahvedinceye kadar savaşa devam edeceğiz."


Hıristiyan Avrupa'nın Türkiye'ye bu denli düşmanca yaklaşmasının elbette bir sebebi var. İspanyol edebiyatçı ve siyasetçi Vicente Blasco Ibanez'e göre sebep şudur: "Türkler, Avrupa'yı istila eden son millet olmanın bedelini ödüyorlar." (Fırtınadan Önce Şark, Kültür Yayınları)


İnsan, "ne bedelmiş kardeşim" demeden edemiyor. Bir türlü bitmiyor!


Israrla millet diyoruz. Millette ısrar ediyoruz. Çünkü derin devlete değil, derin millete inanıyoruz, güveniyoruz. 


İnancımız şudur: Hiç kimsenin kafası, milletten daha fazla çalışmaz. Hiç kimse, milletten daha akıllı değildir. 


Milletimiz, bütün üst akılları tesirsiz hale getirecek derinliktedir. 15 Temmuz ve sonrasında, üst akıl dedikleri mekanizma alt üst oldu. 


Yıllardır uyutulan, sindirilen, yok sayılan derin millet uyanmaya başladı. Bu uyanış ve yöneliş kuşkusuz, Batılıların ve onlar gibi olanların en büyük kâbusudur. Bu millete yapılan bunca kötülüğün, duyulan bunca kinin nedeni budur.


Millet lehine mücadele edenlerin boşa çıkması demek, milletin bir kez daha yenilmesi anlamına geliyor.


Kaçarak, çekimser kalarak, kurtulamayacağımız yerdeyiz. Müslüman Türk milletinin en hayatî dönemlerinden birindeyiz. 


Önemli bir karar noktasındayız: Millet mi olacağız, insan kalabalığı mı?


Bir tarafta devletin ve milletin iyiliğini, Türkiye'nin güçlenmesini, halkımızın birlik ve beraberlik içinde yaşamasını isteyenler var. 


Bizi çıkmaza sürüklemek isteyen vatan ve millet düşmanları ve onlarla işbirliği yapanlar ise karşı taraftalar. Bunların birçoğunun sicili, devlete ve millete karşı işlenmiş suçlarla doludur.


Hazreti Mevlana şöyle söyler: Kişi kim olduğunu bilmek isterse, kimi sevdiğine baksın.


Sağduyuyu hiçbir zaman elinden bırakmamak gerekir. Bunun bilincindeyiz. Bilincinde olduğumuz bir şey daha var: Millet düşmanları, bizim de düşmanımızdır. 


Neyi biçmek istiyorsak, onu ekeceğiz. 


Biz, daima biriktirdiği şeylerin altında kalmış bir milletiz. Korkuların, acıların ve endişelerin? 


Nuri Pakdil, bu birikimin neticesini şöyle ifade ediyor: Gülüşümüz bile acıdır bizim.


Bir kez daha milletimizi sindirmek, insanımızı yanlış adreslere yönlendirilmek istiyorlar. Bu noktada, vatanını ve milletini düşünen herkese büyük bir görev düşüyor. 


Vakit, millet hayatına kast edenlerden kurtulma vaktidir.


Bu dünyada kalıcı olan tek şey ölümdür. Onun dışındakiler, doğar ve ölür; başlar ve biter; yıkılır ve yeniden kurulur.


Cumhurbaşkanları gidici, cumhur kalıcıdır. Herkes gidici, millet kalıcıdır.


Zahmet ile rahmet, hasımlık ile hısımlık, esaret ile cesaret arasında sadece bir harflik fark var. Bu küçük fark, milletin kaderini belirler. 


Hayatta kalmak, elbette mühimdir. Ancak nasıl yaşadığımız ondan daha mühimdir.


Bu topraklarla hısım olamayanlar, hasımlarımızla yaşamak zorunda kalırlar. Tabi buna yaşamak denirse?


Şöyle de söyleyebiliriz: Cesaretle yaşamayı göze alamayanlar, esaretle ölürler. 


Başı dik yürümeye ya da ölmeye yüzümüz olsun, yeter. 


İnancımız şudur: Bin yıldır esareti reddeden milletimiz, tercihini bir kez daha cesaretten yana kullanacaktır.


Nihayetinde, son söz milletindir. 

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.