22 Eylül 2017 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Ayhan Demir > İfade Özgürlüğü
Ayhan Demir

İfade Özgürlüğü

12.04.2017 10:56:50 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ayhan Demir

Ayhan Demir - Yeni Akit

ayhan_demir@hotmail.com


Baştan söyleyelim. İfade özgürlüğüne karşı değilim. Karşı çıktığım, "ifade özgürlüğü" adı altında kurulan tezgâhtır.


Evet, böyle bir tezgâh var.


İfade özgürlüğü, dindarlara saldırmak için kullanılan bir silah haline geldi.


Bir din düşmanı, "ifade özgürlüğü" adı altında toplumun manevi dinamiklerine saldırabiliyor. İtiraz ettiğiniz zaman, "bu benim fikrim" diyor.


Milli değerlerinizi savunup, gereğini yapmaya çalıştığınız zaman işler tersine dönüyor. Bunun adı, irtica oluyor.


İsmet Özel şöyle söyler: Bu ülkede zamanı beş vakit ezan temsil eder.


Ne idik, ne olduk.


Cami isterseniz gerici ama camiye karşı çıkarsanız modern olursunuz.


"Şarap kan yapar, düzenli tüketin" derseniz, fikrinizi ifade etmiş olursunuz. Kimse size bir şey söylemez.


"Şarap haramdır, kara üzüm ve pekmez tüketin" derseniz, bütün şimşekleri üzerinize çekersiniz. Hem yobaz, hem de özel hayata müdahale eden olursunuz.


Tuzak, sadece ifade şeklinde işlemiyor. Toplumun değer yargılarına ters düşen hareketler yapanlar, ahlâksızlığı yaşam biçimi olarak sunanlar "kendimi böyle ifade ediyorum" diyorlar.


 "Önce ahlâk ve maneviyat" diyenler ise gerici oluyorlar. Gazetelerde çıplak kadın fotoğrafı yayınlanmasına, nikâhsız aynı yatağın paylaşılmasına ve dinin haram kıldığı diğer şeylerin kamusal alanda sergilenmesine karşı çıkanlar tutucu, eski kafalı ve mürteci oluyorlar.


İbrahim Tenekeci Ağabeyimiz ne güzel söylüyor: Namaz beş vakit, ahlâk ise yirmi dört saat farzdır.


Bir de ülkemizdeki ifade özgürlüğünü yetersiz bulup, bize akıl vermeye kalkan Batılılar var.


Şurası çok net: Batının ifade özgürlüğünden anladığı, Türkiye ve İslâm düşmanlığıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve İslâm'a hakaret içeren karikatürler, Fransa ve Danimarka başta olmak üzere, birçok Batılı ülkede serbestçe yayınlanıyor.


Bize akıl verenlere bir bakın: Sözgelimi Almanya, "Ey Avrupa... Ey Almanya... Ey Hollanda... Ey faşistler... Ey Nazi artıkları... Ey Bild... Kuru gürültünüzden, yaygaralarınızdan, ahlâksız iftiralarınızdan korkacağımızı mı sanıyorsunuz?" başlığı için Sabah Avrupa'ya soruşturma başlattı.


Bir örnek daha: Hollanda, Rotterdam şehrindeki bir dükkânın dış cephesine asılan, Cumhurbaşkanı Erdoğan posterlerini kaldırdı. Gerekçeye bakın: "Kamu düzeni için sorun olabileceği" endişesi.


Bir tane daha: 16 Nisan Anayasa Değişikliği Referandumu'nda "Hayır" diyenler, Avrupa kıtasında istedikleri gibi at koşturuyorlar. "Evet" diyenlerin üzerine de itler ve atlar salınıyor.


Batılılara ve onlar gibi düşünenlere dünyanın en medeni ülkesini ve halkını sorsanız, "İsviçre ve İsviçreliler" derler. Aslına bakarsanız, İsviçrelilerin "medeni" olduğu, esaslı bir illüzyondur. Aksi söz konusu olsaydı terör örgütleri, Bern şehrindeki Federal Parlamento binası önünde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başına silah dayalı bir pankartın gölgesinde miting düzenleyebilirler miydi?


İsviçre'den bahsettik, burayla devam edelim.


İsviçrelileri yine bir Batılı anlatsın, biz de okuyalım.


Dünyanın önde gelen Ortaçağ uzmanlarından C.W.C Orman, şunları söyler: "İsviçreli karakterinde, ahlâk duygusundan tam bir yoksunluk, kesin bir kötülük ve düşünce darlığıyla birleşmiş son derece yoğun bir yurtseverlik görülür. Bu durum, İsviçrelilerin gerçekten de büyük bir ulus olduğunu söylememizi engeller. 


İsviçrelilerde, dehşet verici bir vahşet, başkalarının haklarına ilişkin sinik bir küçükseme ve acımasız bir hiçe saymayla birleşmiştir.


Yağmacıdırlar. Kibirleri ve en küçük bir kışkırtmayı bile saldırıyla karşılama eğilimleri yüzünden komşu olarak dayanılmaz hale geldiler.


Düşman olarak ise, kasıtlı ve soğukkanlı acımasızlıklarıyla ayırt ediliyorlardı." (Ok, Balta ve Mancınık, Sayfa 64)


Ne derler bilirsiniz: Hırs büyüdükçe ahlâk küçülür.


İsviçrelilerde bulunmayan insani vasıfların hepsi Türklerde var. İsviçrelilerdeki olumsuz özellikleri ise Türklerde göremiyoruz.


Sözün özü: Hakiki barbarların, Türklere verebileceği hiçbir ders bulunmuyor. Aksine, 16 Nisan'da alacakları pek çok ders olacak inşallah.

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.