23 Kasım 2017 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > Ayhan Demir > İstikbal bizim, derdi Avrupa'nın
Ayhan Demir

İstikbal bizim, derdi Avrupa'nın

29.03.2017 13:15:51 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ayhan Demir

Ayhan Demir - Yeni Akit
ayhan_demir@hotmail.com 


16 Nisan'da, Türkiye'nin istikbaline yön verecek bir referandum yapılacak. Bu süreçte yaşadıklarımız şunu gösteriyor: İstikbal bizim, derdi Avrupa'nın. 


Batılılar, oy kullanma hakları olmasa da tercihlerini Türkçe manşetler üzerinden açıklıyorlar. Bu gidişle, Türkçeyi bile öğrenecekler.


Şurası kesin: Batı, Türkiye'nin ve Türklerin istikbali ile yakından ilgileniyor. Aslında bu ilgi, hiç de yeni bir şey değil.


Batı, 1071'den bu yana, daima Türklerin istikbali ile ilgileniyor. Türklerin bir istikbali olmaması için birçok girişimde bulundu, bulunuyor.


Uzağa gitmeyelim. 93 Harbi ile başlayıp, İstiklâl Harbi ile biten o yılları hatırlayalım.


1877'den 1923'e uzanan 46 yıllık süreçte neler gördük: Osmanlı-Rus Harbi, Türk-Yunan Harbi, Girit meselesi, Türk-İtalyan Harbi, Birinci ve İkinci Balkan Harbi, Birinci Cihan Harbi, Ermeni isyanları, Mütareke, Sevr dayatması, son kale Anadolu'ya tutunmak için verilen İstiklâl mücadelesi ve nihayetinde Lozan'a razı oluş.


Ne yalan söyleyeyim: Yazarken bile yoruldum.


Birinci Cihan Harbi'nde topraklarımıza, şuradan buradan toplanmış, tam altı milyon düşman askeri saldırmıştı. İnsan bu rakamı yazarken bile tedirgin oluyor.


Tolstoy, "Kötüler, kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar" diyor.


Batının hevesi kursağında kalsa da nihai hedefinden vazgeçmedi.


Şunu söylemek istiyorum: Bugün yaşadıklarımız, dünden bağımsız değildir. Hatta dün ile bugün arasında, birçok benzerlik var. Yöntemleri aynı olmasa da yeniden böyle bir dönemi yaşıyoruz. 


Cenap Şehabettin ne güzel söylemiş: Karga ne kadar adını değiştirse de, sesinden tanınır.


Dün her bir neferimize sekiz düşman askeri düşecek şekilde, üzerimize taarruz etmişlerdi. Bu kez, düzenli ordular yerine, terör örgütlerini ve işbirlikçilerini üzerimize salıyorlar.  


Dün ile bugün arasındaki bir başka benzerlik, Batının yoğun siyasi baskıları ve kara propagandasıdır. 


Sultan Abdülhamid Han, Batının korkunç kara propagandasına maruz kalmıştı. Sayın Erdoğan da aynı ikiyüzlülük ve inanılmaz kara propagandaya maruz kaldı, kalıyor.


Kimisi "Erdoğan'ın diktatörlüğüne hayır oyu kullanın" diyor. (Blick, 13 Mart 2017)


Kimisi de "Atatürk olsa hayır derdi" diyor. (Bild, 27 Mart 2017)


Millet oyuyla seçilmiş bir insana 'diktatör' diyorlar. Diktatör buysa, demokrat kimdir? Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş cumhurbaşkanının, bakan ve milletvekillerinin konuşma yapmasına müsaade etmeyenler mi? Avrupa Parlamentosu'na gazete girişini yasaklayanlara mı? Halkının üzerine at ve it salanlara mı?


Yoksa sırtını terör örgütlerine yaslayanlar mı? Ya da terör örgütlerine her türlü imkânı sunmaktan çekinmeyenlere mi? 


Belki de, defalarca seçim kaybettiği halde, koltuğa sıkı sıkı tutunanlardır. 


İçimizdeki dış güçleri de unutmayalım.


Sokakta doğalgaz borusu patlasa ya da çöpler iki gün geç toplansa, bütün bunları Sayın Erdoğan'a mal edecek insanlar var. 


Batının içimizdeki temsilcileri, bugüne kadar, 'diktatör' naraları atıyorlardı. Bugün ise "referandumdan evet çıkarsa, tek adamlık / diktatörlük gelir" diyorlar.


Ya düne kadar attıkları naralar, ya da bugün söyledikleri, yalan ve yanlış.


Hangisi doğru? Elbette hiçbiri.


Cemil Meriç'in de söylediği gibi: İnsafını kaybedenler, hiçbir hakikati bütünüyle kavrayamazlar.


Artık toparlayalım.


Batılılar, azmimizi kırmak için asırlar boyunca çırpındılar. Bugün tüm güçleriyle ve alışık olmadığımız yöntemlerle, yükselen azmimizi bir kez daha kırmak istiyorlar.  


Ne yaparlarsa yapsınlar, neticeyi ilahi adalet belirler.


Dün Çanakkale'den elleri boş dönmüşlerdi. Son denemeleri de Yenikapı'da toplanan milyonlara takıldı. İnşallah, 16 Nisan'da bir kez daha bozguna uğrayacaklar. 

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.