25 Eylül 2017 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > Ayhan Demir > Milli Gençlik Vakfı ve Ayasofya
Ayhan Demir

Milli Gençlik Vakfı ve Ayasofya

17.05.2017 13:44:08 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ayhan Demir

Milli Gençlik Vakfı'nın, bizim kuşağın üzerinde çok büyük emekleri var. Birçok kıymetli insanın yetişmesine vesile olmuştur. Mesela, MGV ile 1990'lı yıllarda tanıştım; sonra iş buralara kadar geldi. Çok şükür.


Bizim için kıymetli olan, milli olan birçok şey gibi MGV de yirmi sekiz şubat sürecinin yıkıcılığından nasibini aldı. 


Ardından memleketin hakikatli evlatlarından, hakiki dava adamı Adnan Demirtürk'ün şehadeti geldi. On sekiz yıl önce, 15 Mayıs'ta aramızdan ayrıldı. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Aziz ruhu için el Fatiha.


Hazreti Mevlana şöyle söyler: Üzülme, herkes ölür. Kimi toprağa gömülür, kimi yüreğe. Adnan Demirtürk Ağabey de, müminlerin yüreğine defnedildi.


Dün gibi hatırlıyorum. Cenazesi, baba ocağı Vakfıkebir'e geldi. Gözyaşları içindeki validesi, başkanlarına son vazifesini yapmaya gelen binlerce genci görünce, şunu söyledi: "Oğlum, bu kadar insanla ne zaman ve nasıl tanıştın?"


Hazreti Ali ne güzel söylemiş: Ahlâkı güzel olanın seveni de çok olur.


Birileri bin yıl sürecek bir kötülükten bahsederken, rahmetli Adnan Ağabey "bin yıl daha bu gençlik" diyordu. Şuna inanıyordu: "Biz bildiklerimizi yapalım. Allah önümüzü açacaktır."


Şeyh Sadi Şirazi şunu söyler: Sabır acıdır, fakat meyvesi tatlıdır.


Öyle de oldu. Bugün hem Milli Gençlik Vakfı, hem de Anadolu Gençlik Derneği var. Bu oluşumlar, şu ya da bu kişinin değil, milletimizin ve devletimizin menfaati için kuruldular. Bu doğrultuda çalıştılar, çalışıyorlar. Vatanını seven, hakkı ve hukuku gözeten, milli menfaatleri önceleyen kişiler yetiştirmeye devam ediyorlar. 


Her yıl İstanbul'un fethinin kutlanması, fethin anlam ve öneminin taze tutulması, diğer hayırlı hizmetlerinden sadece bir tanesidir. Buna bir de Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesi için, Ayasofya Meydanı'nda "Fetih Namazı" etkinliğini ilave ettiler. Kur'an-ı Kerim tilaveti, sabah namazı ve topluca dua. Allah kabul etsin.


*


Madem konu Ayasofya'ya geldi, biraz burada duralım. İspanyol edebiyatçı ve siyasetçi Vicente Blasco Ibanez'in, Fırtınadan Önce Şark isimli kitabında yer alan şu satırlara dikkat kesilelim: "Ayasofya'ya girebilmek için ne kadar uğraştım ama! Oysa bundan birkaç ay öncesine değin İstanbul'u ziyaret eden tüm yabancılar ellerini kollarını sallayarak girebiliyormuş. 


Ayasofya da bütün diğer camiler gibi herkese açıkmış. Ama Yemen'den gelmiş şeyhlerden oluşan bir heyet, kum çöllerindeki hayata alışkın, uluslararası ilişkilerden anlamayan, kâfirleri küçümseyen yobaz Araplar, İstanbul'a padişahı ziyarete gelmiş ve camilerin en ünlüsü olan Ayasofya'ya girdiklerinde, Hıristiyanların ne denli saygısız davrandıklarını görüp öfkelenmiş.


Artık Ayasofya'ya pek az yabancı girebilecek. Padişah, Yemen'in isyancı şeyhlerini memnun etmek için kâfirlerin girmesini yasaklamış. Ünü dünyayı tutmuş bu camiyi ziyaret edebilmek için, on beş gün çalmadık kapı bırakmadım, diplomatik denecek girişimlerde bulundum. Ayasofya'yı görmeden İstanbul'dan gidemezdim ya!" (Kültür Yayınları, Sayfa 89)


Farkındayım, uzun bir alıntı oldu. Fakat bu satırlar, Ayasofya'nın niçin camii olmaktan çıkarıldığının ve tekrar camiye çevrilmesinin ne kadar zor olacağının bir özetidir.


Bütün bunları niçin yazdım?


Ayasofya Camii'ne gidenler bilirler. Namaz için, arka tarafta, bir yer ayırmışlar. Yer küçük olmasına rağmen, cuma namazında bile, tam olarak dolmuyor. Diğer camilerde, cemaat sokağa taşarken, burada, geniş boşluklar oluşuyor. 


Ayasofya'nın cami olmasını isteyen Müslümanların sayısı milyonlarcadır. Ancak cuma namazını orada kılanlar, birkaç turist rehberi, çevre esnafı ve yolu oradan geçenlerden ibaret.


Bir kez daha Hazreti Mevlana'ya kulak verelim: Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.


Müslümanlar buraya akın akın gelseler, cemaat yollara, meydanlara taşsa, belki, namaz için ayrılan bölüm de genişletilir. 'Biraz daha, biraz daha' derken; bir bakmışsınız, Ayasofya'nın tamamı bizim olmuş. 


O gün Ayasofya'ya biletle değil, abdestle gireceğiz inşallah.

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.