23 Kasım 2017 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > Ayhan Demir > Türkiye, Makedonya Olur mu?
Ayhan Demir

Türkiye, Makedonya Olur mu?

03.05.2017 11:59:05 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ayhan Demir

Ayhan Demir - Yeni Akit

ayhan_demir@hotmail.com


Soğuk hava dalgalarıyla meşhur Balkanlar'ın siyasi iklimi, oldukça sıcaktır. Bir çekirge misali bölge ülkeleri arasında dolaş-tırıl-an etnik sorunlar, bu ülkelerdeki siyasi termometreyi yükseltiyor. Bu durumun son ve somut örneği Makedonya'da yaşanıyor.


Ülkede 2014 yılından beri devam eden siyasi karışıklığın, Aralık 2016'daki erken genel seçimle çözümleneceği düşünülüyordu. Beklenen olmadı. Karışıklık, kördüğüme dönüştü.


Makedon milliyetçisi İç Makedon Devrimci Örgütü / Makedonya'nın Ulusal Birliği Demokratik Partisi-VMRO DPMNE, oy kaybına rağmen, ipi önde göğüsledi. 


Ana muhalefet partisi konumundaki Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği-SDSM ise burun farkıyla, ikinci oldu. 


Aralarında sadece iki sandalyelik bir fark bulunan, her iki parti de tek başına iktidar şansı elde edemedi.


Bir Boşnak atasözü şöyle der: İnsan plan yapar, Allah karar verir!


Arnavutların temsilcisi konumundaki partiler, her ne kadar umdukları sandalye sayısına ulaşamasalar da, ummadıkları bir konuma yükseldiler. Öyle ki Demokratik Bütünleşme Birliği-BDİ, BESA Hareketi ve Arnavut Birliği Koalisyonu (Arnavutlar için İttifak ve Arnavut Demokratik Partisi-PDSH), Makedonya siyasetinin anahtarı haline geldiler.


Cumhurbaşkanı Gjorge İvanov, hükümet kurma yetkisini VMRO DPMNE'ye verdi. Eski Başbakan Nikola Gruevski, 61 imzayı bulamayınca, görevi iade etti. 


Bu noktada, Cumhurbaşkanı İvanov devreye girdi. Cumhurbaşkanı İvanov, meclisteki Arnavut partilerinin desteğini alan, SDSM lideri Zoran Zaev'e hükümeti kurma yetkisi vermedi.


Cumhurbaşkanı İvanov, bu yetki gaspıyla, kendisini iki kez bulunduğu makama taşıyan VMRO DPMNE'ye olan vefa borcunu ödedi. Ancak temsil ettiği Makedonya halkının iradesine de, büyük bir ihanet etti. 


Arabulucu konumda olması beklenen Cumhurbaşkanı İvanov'un arabozucu tavırları sebebiyle, Makedonya siyaseti tıkandı. Ne hükümet kurulabildi, ne de meclis başkanı seçilebildi.


Muhammed İkbal şöyle diyor: Kartalların kanadını yolmak, doğacak neslin kartal olmasını engellemez.


Mecliste çoğunluğu elinde bulunduran SDSM ve Arnavut partileri, siyasi tıkanıklığı aşmak için, Kosova'dakine benzer bir yöntem geliştirdiler. Genel kurul salonunda seçemedikleri meclis başkanını, aynı bina içerisindeki, başka bir salonda seçtiler. Arnavut partisi BDİ Milletvekili Talat Caferi, Makedonya Meclis Başkanı seçildi.


İvanov ve Gruevski'nin meydana getirdiği fiili tıkanıklık aşılınca, bu sefer de bu iki ismin mensubu olduğu, VMRO DPMNE destekçilerinden oluşan ırkçı Makedonlar devreye girdi.



Meclis binasını basan kar maskeli ve silahlı teröristler, ülke siyasetine kan bulaştırdılar. Arnavut milletvekili Zijadin Sela ve SDSM lideri Zoran Zaev'i kanlar içinde bırakan teröristler, onlarca insanı hastanelik edip, önlerine çıkan her şeyi de dağıttılar. 


Saldırganlar arasında, halkın güvenliğini sağlamakla sorumlu, polislerin olduğu bilgileri de geliyor. Eğer bu bilgi doğruysa, Makedonya için geri sayım başlamış demektir.


Yıllardır iktidar koltuğunda oturan VMRO DPMNE, ülke kaynaklarını israf etmekten, 'Üsküp 2014' gibi yapay tarih yazımı projeleriyle uğraşmaktan ve Türk, Arnavut ve Müslüman düşmanlığından başka bir şey bilmiyordu. Buna bir de milletin temsilcilerinin, dolayısıyla milletin kanını akıtmayı eklediler.


VMRO DPMNE, tehlikeli bir oyun oynuyor. Siyasi krizi, etnik krize çevirmeye çalışarak, ateşle oynuyor. Ülkedeki Makedon unsurları parti etrafında toplayıp, her ne pahasına olursa olsun, iktidarını muhafaza etmek istiyor. 


Hazreti Mevlana şöyle söyler: "İncitme, incittiğin yerden incinirsin."


Uyarıyoruz: İktidarı kaybetme endişesiyle etnik bombanın pimini çekenler, böyle devam ederlerse, yönetecek bir Makedonya bulamayabilirler.


Bir uyarı da Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan: "Demokrasiye inanıyorsak, istenilen neticeyi alsak da almasak da seçimin bir galibi olacaktır bir de mağlubu olacaktır. Mağlup olanların galip gelenleri takdir etmesi, saygıyla karşılaması gerekir ki, ülkenin huzuru bozulmasın."


Son olarak?


Makedonya'da yaşananlar, Türkiye'deki sistem değişikliğinin ne kadar yerinde olduğunun bir ispatıdır. 16 Nisan'da "Evet" diyerek, bu türden olası bir tehlikelere de mani olduk elhamdülillah. 


Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.